15 Nisan 2010 Perşembe

Dermalogica’nın eksfoliant hediyeli bahar kampanyasını kaçırmayın!





Dermalogica’nın eksfoliant hediyeli bahar kampanyasını kaçırmayın! Dermalogica müşterileri Nisan ve Mayıs ayları boyunca yapacakları alışverişlerinde, ciltlerini bahara hazırlayacak çok özel bir hediye kazanma şansına sahip oluyor. Nisan ve Mayıs aylarında Dermalogica’dan biri Age SmartTM serisinden olmak üzere toplam üç ürün alanlara, her gün kullanılabilecek kadar ince dokulu peeling ürünü Daily Microfoliant hediye ediliyor. AGE SmartTM: Cilt Yaşlanmasını Kontrol Altına Alın!Cildin yaşlanmasına neden olan biyokimyasal reaksiyonları kontrol altına almaya yönelik geleceğin teknolojisi ile geliştirilen Age SmartTM serisi; ciltteki kırışıklık, lekelenme, nemsizlik, elastikiyet ve güç kaybı gibi yaşlanma belirtilerini doğrudan hedef alıyor. Age SmartTM anti-aging diye adlandırılan ürünlerden farklı olarak zamansız yaşlanma izlerini belirginleştikten sonra gidermek için değil, belirginleşmeden kontrol etmeye yöneliktir.Age Smart Serisi Ürünleri: Skin Resurfacing Cleanser Fiyatı: 150 ml- 115,50 TLAntioxidant Hydramist Fiyatı: 150 ml- 120,50 TL Multivitamin ThermafoliantTM Fiyatı: 75 ml- 155, 00 TLMultivitamin Power Recovery® Masque Fiyatı: 75 ml-140,00 TLMAP-15 Regenerator® Fiyatı: 8 gr- 245,50 TLMultivitamin Power Concentrate Fiyatı: 45 kapsül- 190,00 TLDynamic Skin Recovery SPF 30 Fiyatı: 50 ml- 195,00 TLSuper Rich Repair Fiyatı: 50 ml- 215,00 TLPower RichTM Fiyatı: 50 ml- 580,00 TLMultivitamin Power Firm Fiyatı: 15 ml- 165,00 TLRenewal Lip Complex Fiyatı: 1,75 ml- 80,00 TLMultivitamin Hand and Nail Treatment Fiyatı: 75 ml- 80,00 TL

DERMALOGİCA

Cildinizin Değiştiğini Hissettiğiniz An... Sonsuza Kadar!
Cilt sağlığını Dermalogica ile keşfedin. Dermalogica tümdünyada profesyonel cilt terapistlerinin ve tüketicilerin 1 numaralı tercihidir. Çünkü kendimizi 25 yılı aşkın süredir, reklam, süslü ambalaj, mucize tedavi vaatleri veya abartılı, yanıltıcı iddialar ile değil eğitim, yenilik ve profesyonel tavsiye yoluyla sağlıklı cilt sonuçları almaya adadık.
Önce Eğitim
Dermalogica hikayesinin başlangıcı 1986 yılıdır ancak Los Angeles'da endüstrideki değişim baskısı 1983 dolaylarında çoktan başlamıştı. Amerika "estetisyen" endüstrisini bilmeyen, İngiltere eğitimli cilt terapisti Jane Wurwand, Amerika'da verilen cilt ve vücut terapisi eğitiminin pratikte uygulanabilir olmadığını farketti. Kendisi, lisans seviyesinde kapsamlı ve ciddi bir eğitim almışken, Amerikalı öğrenciler, endüstriye eğitimsiz, daha da kötüsü saygı duyulmayan bir konumda giriyordu. Jane, Kaliforniya Marina Del Rey'de The International Dermal Institute (IDI) adında küçük bir sınıf açarak eğitim vermeye başladı. Lisanslı cilt terapistlerini davet ederek, lisansüstü eğitime el attı ve onları iş dünyasında rekabet edebilir düzeye getirdi. Bugün tüm dünyada 40 noktada hizmet veren IDI, lisansüstü cilt ve vücut terapisi eğitiminde uluslararası altın standart olarak kabul edilmektedir.
Dermalogica'nın Doğuşu
Jane, IDI eğitimlerine devam ederken hiçbir ürün grubunun "güzellik" kavramını tamamen karşı olan kendi cilt sağlığı inanışına uygun olmadığını farketti ve kendi ürünlerini geliştirdi. 1986'da Dermalogica doğdu: bilinen tahriş edici ve sivilce oluşumuna sebep olan maddeleri içermeyen (lanolin, SD alkol, mineral yağ, suni renklendirici ve parfüm), cilt sağlığını iyileştirmeye yardımcı olan sadece IDI'da eğitim almış profesyonel cilt treapistlerinden alınabilecek bir marka.
Dermalogica markası; cilt bakımını kozmetik bir unsur olmaktan çıkarıp sağlık meselesi haline getirince yaygın "güzellik ve cazibe" inançlarını anında yerle bir etti. Ürün içeriklerinde bilinen ve sık kullanılan maddeleri çıkardığımız an, Dermalogica marka kimliğine güçlü bir unsur daha eklendi: profesyonel cilt terapistinin uzmanlığı...
Ardından, şimdi olduğu gibi, ürünlerimiz Amerika'da üretildi, hiçbir zaman hayvanlar üzerinde test edilmedi, Dermalogica sadece profesyonel uzmanlar tarafından önerildi ve satıldı. 20 yılda, Dermalogica dünyada piyasadaki diğer ürünlerin hepsinden daha fazla reçetelenen bir marka olarak profesyonel cilt uzmanlarının 1 numaralı seçimi haline geldi.
Dermalogica; eğitim ve araştırma odaklı, bir şirkettir; Marina Del Ray'deki küçük bir ofisten Los Angeles'da 145.000 m2'lik genel merkeze (ve tüm dünyada 50 ülkede satış noktalarına) büyüyerek endüstrinin gerçek öncüleri olmak, ana vizyonumuz olan cilt sağlığı ve profesyonel cillt sağlığı vizyonumuzdan hiçbir zaman tereddüt etmeden ilerlemek bize gurur veriyor.
Zonlarınızı Öğrenin
Cildinizin sağlığını ömür boyu korumak için atacağınız ilk adım cildinizi anlamaktır. Dermalogica cilt uzmanınıza giderek başlayabilirsiniz. 50 ülkede 75.000'in üzerinde çalışanı ile, hemen köşeyi döndüğünüzde bir Dermalogica uzmanına rastlamanız hiç zor değil. Dermalogica'ya özel Face Mapping® ile cildinizi 14 zona ayırarak analiz eden cilt bakım uzmanlarından sadece eğitimli bir profesyonelden alabileceğiniz gerçek öneri ve sonuç odaklı cilt bakım rejiminizi öğrenebilirsiniz.
Biz Güzel Değiliz.
(hoş veya şımartan veya lüks değiliz)
Bizim ilgi alanımız cildinizin sağlığını bambaşka bir seviyeye taşımak! Bu yüzden ambalajlarımız banyonuzla aynı renk olarak tasarlanmasa da, zamanımızı, cildinizin ihtiyacı olan en üstün performanslı formülleri geliştirmek için harcadığımızdan her zaman emin olabilirsiniz. Hhiçbir zaman mineral yağ, lanolin, suni renklendirici, parfüm ya da ucuz katkı maddeleri gibi bilinen "güzellik" içeriklerini kullanmayacağız. Bu içerikleri kullanarak üretim yapmak çok daha kolay; ancak cilde zararlı olduklarını unutmamak gerek. Biz bu içeriklerin yerine, işe yarayacağından emin olduğumuz, sonuçları ve etkinliği tüm dünyada Dermalogica kullanan uzmanlar tarafından kanıtlanmış maddeleri kullanmayı tercih ediyoruz.
Artık bizim hikayemizi bidiğinize göre, kendi cildinizin hikayesini keşfetmeye başlayabilirsiniz! Cilt sağlığınızı sonsuza kadar değiştirecek ürün rejiminizi öğrenmek için online Speed Mapping®'i deneyin!

11 Nisan 2010 Pazar

KALICI MAKYAJ

Makyaj yapmadan önce gözkapaklarına sürülen ve 30 saniye kurumaya bırakılan bu kremler makyajın daha kolay yapılmasını ve kalıcı olmasını sağlıyor.
Ok gibi kirpiklerKirpikleriniz için de suya dayanıklı rimelleri tercih edin öncelikle. Kısa kirpikleri uzun göstermek de yeni ürünlerle şimdi çok kolay. Pisayada sırf bunun için üretilmiş pek çok maskara bulabilirsiniz. Rimelin kalıcılığını sağlamak için size pudra çok yardımcı olacaktır. Önce bir kat rimel sürün. Üzerinden pudra ile hafifçe geçin ve tekrar rimel sürün. Böylece rimeliniz uzun süre dayanacaktır.
Gün boyunca her yarım saatte bir ruj tazelemek kadar can sıkıcı bir şey daha olamaz. Hele dudaktan taşan rujlar çok can sıkıcıdır. Bunların önüne geçmek için ruj sürmeden önce bir kez dudak kalemi ile dudak sınırlarını belirleyin. Sonra rujunuzu sürün. Bir kağıt mendili ısırarak fazlasını alın ve üzerinden transparan pudra ile geçin. Sonra tekrar ruj sürün ve son kez medili ısırın. Artık günde en fazla üç kez memeklerden sonra rujunuzu hafifçe tazelemeniz yeterli olacaktır.
Kalıcı makyaj nasıl yapılır?
Çoğu kişi uygulama anını hafif bir batma hissi olarak tarif eder. Kişinin ağrı duyarlılığı ve uygulayıcının el hafifliğine göre farklılıklar gösterecek minimum bir rahatsızlık söz konusudur. Bölgede oluşabilecek rahatsızlıkları en aza indirmek ve bölgeyi uyuşturmak için yüzeysel anestezi ve yağlar kullanılabileceği gibi bir doktor ya da dişçi gözetiminde lokal anestezi de yapılabilir. İşlemin uzunluğu kişinin hassasiyetine cilt nemine yoğunluğuna elastikiyetine ve cildin genel durumuna göre değişebilir. Ortalama süre 2-3 saat kadardır.
Bir set mikro steril iğne kalıcı renk karışımına batırılarak kişinin istekleri doğrultusunda cilde uygulanır. Taze renk iğneler vasıtasıyla cildin üst tabakasına zerk edilir. Dövme uygulamasının aksine cilt hafifçe kaldırılarak renk uygulandığından daha ağrısız gerçekleşir. Yine aynı nedenle ciltteki travma da çok daha çabuk iyileşir. Uygulama sonrasında çoğu kişi normal hayata derhal devam edebilir.
Uygulamanın tam anlamıyla kalıcı olması bazı şeylere dikkat edilmesini gerektirir. Güneşin UV ışınlarına fazla maruz kalmak ya da solaryum seansları cildin fazla kuru olması bazı uyuşturucular ve sigara kalıcılığı olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Alfa- hidroksi retin-a ve glikolik asit kalıcı makyaj uygulanan bölgelerden uzak tutulması gereken maddelerdir. Aksi halde etki azalabileceğinden belli sürelerde ekstra bakım gerekebilir. Göz kapaklarına güneş korumalı krem kullanmak eye-liner uygulanmış gözlerde güneş gözlüğü takmak dudaklara koruyucu sürmek gibi bazı önlemler makyajın kalıcılığını artıracaktır.

ÇANTANIZBURADA.COMDAN HEDİYE

Evet Arkadaşlar

http://www.cantanizburada.com/

hediye çekilişimiz başlıyor .Başta bloguma güvenen ve sponsor olmayı kabul eden tüm firmalara ve sizlere çok teşekkürler.

Şartlara gelince

1-İzleyicimiz olmanız

2-üye olmanız ve yorum yapmanız

http://www.cantanizburada.com/gp/index.php?dispatch=profiles.add

3-Facebook hesabınızdan hayran olmanız
http://www.facebook.com/pages/CantanizBuradaCom/111133322231850?ref=ts


işte hepsi bu kadar

Hediyeye Gelince tahmin ettiğiniz gibi çanta hediyemiz 39,90 tl çantanızı kendiniz seçiyorsunuz

Son Katılım Tarihi 25 Nisandır


ÇEKİLİŞ VE YORUMLARI BU BLOGTA YAPMANIZ RİCA OLUR DİĞER BLOGLARDAKİ KATILIM SAYILMIYACAKTIR

http://eniyimarka.blogspot.com/

7 Nisan 2010 Çarşamba

Bembeyaz bir bahar geliyor!

Havaların aydınlanmasıyla birlikte ortaya çıkan parlak ve ışıltılı görüntü, kıyafetlerimize de yansıyor. Dolayısıyla bembeyaz bir bahar bizi bekliyor…

Beyaz sezonun yıldızı. İster mimari şekillerle fütüristik, ister drape ile feminen bir tarzı tercih edin. Seçim sizin. Tarzınıza en uygun beyazı seçin, baharı aydınlık geçirin.Nasıl giymeli?• Şeffaf beyazları birkaç kat üst üste giyerek daha rahat kullanabilirsiniz. Transparan giyinmek sizi rahatsız etmiyorsa da, bırakın öyle kalsınlar.• Eğer baştan aşağıya beyaz giyinecekseniz, yumuşak, nötr tonlarda aksesuarlar tercih edin. Böylece ışıltılı görünümünüzü tamamlamış olacaksınız.• Bembeyaz çok çarpıcı bir görünüm. Ünlü modacıların beyazı nasıl kullandığına bir göz atarsanız, çok daha farklı fikirleriniz olabilir.

Alışveriş bağımlısı mısınız?

Mağazaların vitrinleri renk renk kıyafetlerle dolu şimdilerde. Eski sezondan kalan ürünlerde de büyük indirimler var. Yani, bir alışveriş bağımlısı için tehdit edici her şey mevcut...
3024
Kışın kasvetli havalarını yavaş yavaş geride bırakmaya başladığımız şu aylarda, mağazaların vitrinleri promosyon ürünlerinden geçilmiyor. Ekonomik davranmak isteyen birçok kişi, alışveriş yapmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için bu ayları tercih ediyor. Kişisel ihtiyaçların karşılandığı bu alışverişlerde harcamaların çoğu kredi kartıyla yapılıyor. Ancak Türkiye'de ilk örneği 1968 yılında basılan kullanımı son yıllarda artan kredi kartları, birçok kişinin kazandığından çok harcamasına neden oluyor. Bu aşın harcama durumunu birçok unsur tetikliyor. Ancak bu unsurlardan öyle biri var ki, günümüzde ciddi bir davranış bozukluğu olarak kabul ediliyor.'Onyomanya' yani alışveriş bağımlılığı isminin kökeni Yunanca Onyomanya, ‘onyos’ satılık-satın alma, ‘manya’ saplantıdan geliyor. İlk kez 1915 yılında tanımlanan alışveriş bağımlılığı, aynen alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı gibi ciddi bir davranış bozukluğu olarak görülüyor. Bağımlılar yalnızlık, mutsuzluk, sinirlilik, engellenme, kendini ifade edememe gibi depresyona neden olabilecek etkenlerden dolayı, aşırı derecede harcama yaparak alışveriş yapıyor ve kendilerini sadece alışveriş yaptıkları zaman iyi ve mutlu hissediyor. Bu iyi ve mutlu olma hali, genelde kişinin kendini diğer insanlardan üstün görmesine neden oluyor. Alışveriş bağımlılığının toplumun ne kadarını etkilediği net olarak bilinmiyor. Çünkü pek çok kişi, alışveriş bağımlılığının bir problem olduğunu düşünmediği için profesyonel yardım almıyor. Profesyonel yardım alınmadığı için de herhangi bir istatistik çıkarılamıyor. Ancak bağımlıların genellikle kadınlar arasından çıktığı bilinse de, bu hastalığa yakalanan erkeklerin sayısının da küçümsenmeyecek kadar çok olduğu düşünülüyor. Erkekler daha çok cep telefonu ya da bilgisayar gibi elektronik eşyalar alırken, kadınlar genellikle giysi, kozmetik, mücevher, ayakkabı ve çanta alıyor. Uzmanlara göre, kadınlarda görülen alışveriş hastalığı, ortalama 17-30 yaşları arasında başlıyor. Alışveriş bağımlıları, alışveriş öncesi kontrol edilemez bir istek hali ve haz yaşarken, alışveriş sonrasında yoğun bir suçluluk hissi duyuyor.

Test: Alışveriş bağımlısı mısınız?Aşağıdaki testi çözerek alışveriş bağımlısı olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz.

1. Kendimi mutsuz hissettiğimde genellikle alışveriş yaparım.

2. İhtiyacım olmayan şeyler için çok para harcarım.

3. Harcamalarım son iki yılda arttı.

4. Dolabım hiç giymediğim eşyalarla dolu.

5. Alışveriş yaparken kontrolsüz davranırım ve çok fazla şey satın alırım.

6. Arkadaşlarıma ve aileme alışverişe ne kadar para harcadığım konusunda yalan söylerim.

7.Kredi kartı limitimi çoktan aşmış olmama rağmen, alışveriş yapmaya devam edebilirim.

8. Alışveriş yaptıktan sonra kendimi mutsuz hissederim.

9. Alışveriş alışkanlığım kişisel ilişkilerimde sorunlara neden oluyor.

Yukarıdaki şıklardan dördüne veya daha fazlasına cevabınız evetse, muhtemelen bir alışveriş bağımlısısınız. Profesyonel bir yardım almanızı tavsiye ederiz.


KURTULMANIN YOLLARI

Alışveriş bağımlılığından kurtulmak için kişinin kendi durumunun farkında olması, bu durumdan kurtulmak için harekete geçmesi ve psikolojik destek alması gerekiyor.

1. Alışverişe çıkmadan önce kredi ya da ATM kartlarınızı yanınıza almayın. Sadece nakit para kullanın.

2. Beğendiğiniz bir ürünü gördüğünüzde hemen satın almayın. Biraz bekleyin ve ona gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını düşünün. Ya da mağaza çalışanlarından beğendiğiniz ürünü sizin için ayırmalarını rica edin. Eğer birkaç gün sonra o ürünü hâlâ almak istiyorsanız, o zaman satın alın.

3. Kendinize her ay bir alışveriş bütçesi hazırlayın ve bu bütçeyi kesinlikle aşmayın.

4. İki hafta içinde yaptığınız tüm alışveriş harcamalarınızı bir kenara yazın. Bu, sizin alışverişe ne kadar fazla para harcadığınızı daha net görmenizi sağlayacaktır.

5. Kredi kartınızın harcama limitini düşürün.

Bu bahar tulumlar çok seksi!

Genellikle rahatlığı ve sportifliğiyle bilinen tulumlar bu yıl tarz değiştiriyor, seksi görünmek isteyen kadınların en iyi yardımcısı haline geliyor…


Tulum çok pratik ve şirin, öyle mi? O eskidendi, eskiden!2010' da bu parça yeniden doğdu. Ve yeni halleriyle hepimizde hayranlık uyandırdı. Transparan bluzlarla ya da uzun ceketlerle birlikte gayet çekici bir havaya büründü. Modacıların tercih ettiği kumaşların da bunda katkısı var. Rahat ayakkabıyla tulum giymeyi unutun! Çıplak tene tulum ve üzerine cekete evet. Çünkü bu parça, spor etiketini seksiyle değiştirdi!Seksi tulumÜniforma olarak hayata başlayan, ardından pratik bir parça olarak gardırobumuza giren tulum geçmişini "sildi", unuttu, ne derseniz deyin... 2010'da tulum seksi görünüm konusunda elimizdeki en güçlü koz. Yeni tulum özellikle gece şıklığı için bu ilkbahar ve yaz adeta vazgeçilmezimiz olacak.Yeni tulumlara seksi bir görünüm kazandırmak için fazla çaba sarf etmeye gerek yok. Yine de işte birkaç ipucu: Kesinlikle topuklularla giyin. Olaya bolca aksesuar katarak ve özellikle model ve kumaşı konusunda cesur davranarak giyin. Gerisini tavrınız destekleyecektir.